3.1.13

Öylesine Bir Hikaye


Gözümü açtığımda nerede olduğumu tam da farkedemiyorum. Aslında bildiğim yerler; ama loş ışıkta seçemiyorum nerede ne var! Aydınlıkta yürümeye alışmışım, her yer parlakken pek de dikkat etmemişim açıkçası çevreme... Uzun bir yolun ortasındayım. Gideceğim yeri biliyormuşum gibi kafam rahat; ta ki ışık azalana kadar! Birden paniğe kapılıyorum, ya tamamen kararırsa her yer, diye. Böyle giderse bu ışık bana yetmeyecek çünkü. Yavaşlıyorum, sıkı sıkı yapışıyorum elimdeki fenere. titrekleşiyor git gide.. o kadar sıkıştırdığım için mi, yoksa zaten biteceğinden midir bilmem sanki o da son kez yanayım da bitsin der gibi!
Telaştan ellerim terlemiş, fener elimde ha düştü ha düşecek... İyice panikliyorum. Işığı kuvvetlendirecek ne var diye düşünüyorum, ama karanlıkta hiç bişey bulamıyorum işime yarayacak... Korkuyla karışık bir kabulleniş geliyor sonra. Karanlıkta kalacağım, belli oldu! biraz daha ilerliyorum, arada tökezliyorum görmediğim engellerden. Fenere kızıyorum bu kez, "biraz daha parlak yansan ne olur sanki,dayanamaz mısın..."
Ve birden her yer kararıyor... Telaşla elime bakıyorum, görmüyorum ama elimde artık yanmayan fener! gittikçe soğuduğunu hissedebiliyorum. Vuruyorum kafasına belki yanar diye tekrar...Bağırmaya başlıyorum deli gibi etrafa... Ama ses veren yok! Kendi sesim yankılanıyor çevremde... En sonunda siniyorum olduğum yere, çaresizlik insanı olduğundan daha küçük gösteriyormuş...küçük bir çocuk gibi bacaklarımı kollarımla sarıp kaybolmaya çalışıyorum olduğum yerde... Korku ve terkedilmişlik yüreğimin üstüne koca bir kaya gibi otururken...

Ve gözlerimi açıyorum tekrar; nefes nefese kalmışım...Elimde sıkı sıkıya sarıldığım fener..Hala yanıyor ama solmuş ışığı pek de aydınlatmıyor yolumu....Demek ki bir rüyaymış diyorum deminden beri uğraştığım; aslında rüya değil de bir önsezi belki...

Biteceğini bile bile iyice sarılıyorum fenere tekrardan....Başlıyorum karanlığı beklemeye...



0 diyeceği olan:

Yorum Gönder