19.8.10

Ordu'daysam sebebi var!

Zaman zaman depresif bir ruh haline bürünürüm ben. Öyle ergenliğin getirdiği ruhsal bunalımlardan, hayattan bıkmaktan, yaptıklarından zevk alamamaktan bahsetmiyorum. Baya baya hayatın anlamının tamamen yok olduğunu düşündüğüm günler olur. Bu düşünce bazen kısa süreli bir depresyonla bazen de sonu belirsiz bir panik atak dönemiyle kendini iyiden iyiye belli eder. Bu tip durumlarla karşı karşıya kaldığım zamanlarda akıllı insanlarında gayet rahat delirebileceğine kanaat getiriyorum. Delirmek de gayet akıllı adam işiymiş!

Bu yaşadıklarının bilincinde olup da bunun çeşitli fiziksel hastalıklar olarak geri döndüğünü görünce kendi kendine telkinde bulunmaya başlıyosun! Kendine neleri yapman veya düşünmen gerektiğini hatırlatarak aslında bu duruma dışarıdan bakan bir gözmüş gibi hareket etmeye çalışıyosun. Ben bu konuda yavaş yavaş ustalaşıyorum. Mesela, baktım ben okul tatil olduktan sonra 2 staj deneyimini üst üste yaşamışım, sıkılmışım bunalmışım. Ailemden uzak kalmışım. İstanbul'un sıcağından pert olmuşum. Sonra bunlar midemde nüksetmiş, bana yemek yedirmez olmuş! Hadi dedim, topla bavulunu git memleketine! Temiz hava, dinlence, biraz da aile iyi gelir bünyeye. Nitekim öyle de oldu. Ordu'ya geleli 2 gün oldu, hemen iştahım açıldı. İftardan sonra bi 5 kere daha bişiler yiyorum. Gerçi bunun neresi güzel dimi!

Ordu ne güzel ama. Geçen sene burada geçirdiğim sürenin uzunluğu nedeniyle bi daha da gelmem diyordum ama özlemişim! İstanbul'un o yapış yapış nefes aldırmayan havasından sonra buranın püfür püfür havası çok iyi geldi. Gerçi çarptı biraz, arada  başım arıyo bol oksijen sebebiyle ama olsun, zihnim açılır!
Neymiş efendim, İnsan kendini bilecekmiş...
Böyle eften püften sorunlarla kafa bulandırmaya, can sıkmaya gerek yokmuş. Tebdili mekanda ferahlık varmış.
Acele tarafından pesimistlikten polyannacılığa geçiş yapılabilirmiş.
Kapımda köpeğimle kedim onlarla oynamamı beklermiş!

2 diyeceği olan:

beyza dedi ki...

tebdil-i mekan hep iyidir hep.

mine dedi ki...

eveeeet böyle ufak tefek şeyler yerine güzelliklere kafa takılacakmış : )

Yorum Gönder